Okul hayatı boyunca en çok sınıf başkanlığı yapmış kişilerden biri benimdir… İlkokul’da 4, Ortaokul’da 2, Lise’de 2 sene ile 12 yıllık okul hayatımın 8 yılında başkanlık yaptım…
Malumunuz gündemde iki sınıf başkanının sınıfa isyankâr sitemi yer alıyor…
Herkes çoğunluğun fikrine uyup da aksi bir şey söylemeye korksa da ben bu konuda ablaların doğru yolda yanlış ilerlediklerine inanıyorum… Zira artık günümüzde doğruyu bağırarak söylemek kötü bir metod seçimi olarak kabul ediliyor…
Haklı mücadele ve bildiğini sonuna kadar savunma konusunda diyeceğim hiçbir şey yok, bu yaşta bu kadar tuttuğunu koparan ve haksızlığa karşı koyan çocuklar oldukları için de kendime biraz da yakın hissettim açıkçası… Ama üzüldüğüm nokta da bu…
Kendimi yıllardır ses çıkaramadığım ve çıkardığım pek çok konuda bazen isyan edip yanlış şeyler yaparken bazen bir şey yapamadığım için sinir harbi yaşarken bulmuşumdur… Belki de bu sayede istediğini elde etmenin değişik yollarını öğrenebilmek amacıyla savaş sanatı, psikoloii ve felsefe okuyorum…
“Bazen karşıtları can sıkıcı olmayı sürdürdükleri için bir davaya bağlı kalırız” diyor Nietzsche… Her ne kadar o başkan olan ablalar doğru bir şey yapmaya çalışsalar da o sınıfta onların bu hallerine gülen çocuklar, “alkış” diye bağıran bir öğretmenleri ve içten içe gülen pek çok kimse var… İşte doğru yol bu yol değil…
Bir kere, insanların iyiliği için bile olsa onlara bir şeyi dikte etmek zaten yanlış olduğu gibi, bu yöntemin isyanla sürdürülmesi de onların sınıf arkadaşlarının bir daha ömür boyu ders çalışmaktan korkmaları demek…
Ben ise bu yollarda yürürken öğrnediğim fikirleri bu videolar ve ardında yaşananlar ile bir kez daha tasdikledim…
- “Cennete bile koysalar; benim fikrimi almalılar…” Arkadaşının 100 almasını istiyorsun diye ona ders anlatma hakkına sahip değilsin…
- “İnsanlar ile ilgili istediğini elde etmenin yolu zor kullanma veya hiledir…” Ben o ablanın yerinde olsam zor kullanma yerine hileyi denerdim… Yani öyle bir yol bulmalısın ki insanlar 100 almak için sana fikir danışmaya gelmeli…
- “Şair olmayana şiir okunmaz…” Bu ablaların böyle bir konuda dert yanacakları kişi kendilerini kameraya alan öğretmen olmamalı…
- “Kusuru kendisine söylenmeyen adam, ayıbını hüner zanneder.” Muhtemelen o ablaları kızdıran çocuklar, bu konuda birbirileri ile yarışıyorlardı…
- “İnsan isteklerinin yarısını elde ederse, üzüntülerini iki kat çoğaltmış olur.” Buna açıklama yapmaya gerek yok sanırım…
- “Öyle çok şey şöhrete dayanır ki…” Muhtemelen artık bu okulda ve her gittikleri okulda başkan olacaklar zira başkasının olması istense bile ortaya çıkacak isyandan ve haberlere konu olma endişesinden korkulacaktır, zira; “Güç; itaat etmeye zorlar, prestij; itaatsizlik düşüncesini kaldırır”
- “İnsan, birşeyi çok sevdiğinde onu elde etmeye hakkı olduğunu düşünür” Umarım bu kadar hırs bu ablaların hayatta kendilerini gördüklere yere giderken fazlaca üzgün bir hayat sürmelerine yol açmaz, zira; “Bir şey ummak hatasına düşen, cezasını hayal kırıklığı ile öder”
- Bu da ablalara tavsiyem; “Problemleri; onu yaratan düşünce sistemi ile çözemezsiniz…”
- O sınıfta başkan olmayı aklından geçirip de olmamış kişilere; “Sen birşeyleri seçmezsen birşeyler seni seçer”
- Ve bu da sınıfın diğer üyelerine; “Bizi en sert eleştiren kimdir; ümitsizliğe uğramış bir merak.””
- Ve bu da yazıyı okuyanlara; “İnsanın bıraktığı her tesir bir düşman yaratır.”…
Şuan onlara gülümseyen ve “helal olsun” diye o videoları paylaşanlara da kendimden bir sözüm var; Aynı çocuklar aynı fikir yapısı ile ileride ülkenin başına gelseler, daha önce herhangi bir zamanda herhangi bir ülkenin başına gelen kişilerle ilgili ne dendiyse onlar denilir, eminim…
Saygılarımla…

