Bilmem kac buyukler

Bir futbolcu Trabzonspor’u büyük takımlardan saymadığını açıklamış…

Bazen aklıma geliyor, Cumhuriyet tarihini okuyoruz, Osmanlı’nın son dönemlerini hepimiz biliyoruz…

1900′lü yılların başında Osmanlı padişahları isyanlara, entrikalara, dış güçlerin oyunlarına yenik düşerken; Rusya bir yandan, Osmanlı’nın zengin topraklarını parçalamak isteyenler bir yandan, Balkanlar ve bölünmeye çalışan pek çok etnik grup bir yandan Osmanlı’yı içerden ve dışardan bitirmeye çalışırken nasıl oldu veya kim yardımcı oldu da spor takımları kurulabildi?

Köklü geçmiş denen birşey bu değil mi, bu şey her ne ise üç büyükler adıyla andığımız takımlarda var ki; günümüze kadar gelebildiler. Hatta aslına bakarsanız Osmanlı’dan kalan çok az şey olduğu ve hatta Osmanlı Devleti’nin kendisinin bile günümüze gelemediği düşünülürse üç büyüklerin Anadolu Takımları karşısında çok önemli bir avantaja hep sahip olduklarını, hep de sahip olacaklarını anlayabiliriz…

Türkiye’de resmi lig 1959′da başlamış… Trabzonspor’un kuruluş tarihi 1967, birinci lige çıkışı 1974, ilk şampiyonluğu 1975… Trabzonspor kurulduğunda üç büyükler olarak andığımız takımların tesisleri, futbolcuları, şampiyonlukları ve en az 60′ar yıllık geçmişleri var…

60 yıllık ekonomik geçmişi, kurumsallaşmayı vs. kenara bırakıyorum, her şeyden önenmlisi 60 yıllık bir imaj mevcut… Bunun getirebileceği reklam ve taraftar oranını hala aşmak mümkün olmadı ülkemizde…

Ayrıca üç büyüklerin her birinin hiçbir şey yapmadan kazanacakları parayı düşünelim… İstanbul’un en güzel yerlerinde tesisleri, stadyumları, binaları ve hatta adası olduğu düşünülürse Anadolu takımları ile ne kadar rahat rekabet edebildiklerini anlamak zor değil… Bunların yanında her maça gelen seyirci sayısını İstanbul’un 14 milyonluk nüfusunun yanında Türkiye’deki taraftar sayılarını da göz önünde bulunduralım…

Üç büyüklerden biri şampiyon olduğunda kazandığı para ile bir Anadolu takımı şampiyon olduğunda kazanacağı para bile elbetteki çok farklı… Forma satışlarını, kombineleri, gazete manşetlerini, televizyon sayesinde gelecek getirileri, kazanacakları yeni taraftar oranlarını bir gözünüzün önüne getirin…

Eğer bu korkunç avantajlar göz önüne alınırsa Trabzonspor’un, Bursaspor’un bir kere bile şampiyon olması onları bu büyüklerin şampiyonluğundan çok çok daha önemli birşey başarmış hale getirmez mi?

Şimdi paranın, imajın, çoğunluğun tarafını tutarken rakiplerini büyük takım veya değil diye ayırma cüretini gösterenler, dışarıdan ülkemiz hor görüldüğünde damarları kabarmıyor mu?

Kaldı ki birşeyin büyük olup olmadığını belirlemek bu kişilerin haddine mi?

Bazen konuşulurken bana da “üç büyük mü, dört büyük mü” diye sorarlardı… Derdim ki; “üçünü birbirinden ayırabilsem zaten onlardan birini tutardım; ama ben Trabzonsporluyum… Dolayısıyla üç büyüklük onlarda kalsın, büyüklük bizde…”

 

Not : Bu yazım haber1967.com’da da yayınlanmıştır…