Deprem, Sosyal Medya ve Medya

K

İnternetin ve sosyal medyanın zehirlediği insanları anlatan yazılar için içerik biriktirip duruyordum ancak bir deprem, depremden sonra memlekette herşeyin yolunda olduğunu haber alma, arkadaşlarla görüşme, merak edenleri yatıştırmanın ardından yaşanan heyecanı da atlatınca internete girdim… İnternette gerçirdiğim yarım saat; bana tüm bildiklerimin kısa bir özetini yaşattı…

İnternette yalan veya doğru bilginin tüm televizyon, radyo kanallarından hatta telefon görüşmelerinden hızlı bir şekilde bilgi sağladığını uzun uzadıya açıklamaya gerek yok… İnsanların deprem olurken bile dışarı çıkmak yerine Twitter’da güncelleme gönderdiğini farketmişsinizdir…

Yine insanların günlük hayatta tüm düşüncelerini neye yoruyorsa deprem olduğunda da kendi düşünceleri ile güncel bu konuyu birbirine bağlamanın bir yolunu bulduklarına da şaşırmazsınız heralde, bunu da açıklamaya gerek yok…

Ve yine insanların karakterleri her nasılsa (iyi veya kötü), böyle olaylara beklendik şekilde tepki verdiğini ama bazen de böyle olayların saklı yönleri ortaya çıkaracağını da az çok tahmin edebilirsiniz…

İşte sosyoloji tezlerine konu olacak, üzerine belgesel yapılabilecek ve hatta ciddi sonuçlar çıkarılması gerekebilecek bu verileri yazmaya gerek duymadım, o yarım saat sosyal medyada ve televizyon da gördüklerimden 10 tanesini seçtim… Onlar sayfalar dolusu yazıdan daha çok şey anlatacaktır;

  1. Haberi “Kütahya’daki deprem İstanbul’da panik yarattı” şeklinde anons geçen, Türkiye’yi İstanbul’dan ibaret zanneden, hedef kitlenin büyük olduğu alana yayın yapan bir medyacılık anlayışı…
  2. Depremin şiddeti 5,9 olarak açıklanması üzerine ; “6.0’ın üzerinde deprem bölgesi afet bölgesi ilan ediliyormuş, vergilerden muaf tutuluyormuş, bu yüzden bilerek 5.9 diyorlar” diyerek kuyuya taş atan bir deli ve bunu ciddi olarak paylaşan, fikirlerine kanıt gösteren, yöneticilere bu sebeple bela okuyan insanlar var, şaka yapmıyorum, ciddiyim.
  3. “Önce siyanür, sonra deprem… Allah Kütahya’nın belasını verdi” mantığı ile yaşayan, sizin bizim gibi aynı havayı soluyan kişiler var…
  4. “Siyanür ve deprem… Kütahya’nın iyi reklamı oldu”, “Kütahya Turizm Müdürlüğü’nün yeni projesi; deprem” düşüncesi ile esas konuya odaklanamayan, zerre hassaslık göstermeyen zihinler var…
  5. Depremin Siyanür’ün düzgün çıkarılmaması gerektiğine sebep arayanlar var… Bulduklarında siyasi tartışmalara malzeme yapacaklar… Gerçi bir dakika; gerçi zaten bulmadan da yapıyorlar…
  6. Siyanür’ün çıkarıldığı bölgenin belediye başkanı ısrarla “buradaki durumu zaten medya abarttı, depremle de aramızda 120 km var, fazla hissetmedik” diye tekrarlamasına rağmen ısrarla felaket senaryoları isteyen muhabir var…
  7. Dünya’daki deprem sitelerinin verilerini yayınlayıp “Kandilli uyusun” yazarak her şeye bir kulp takmaya çalışan ve sonra Kandilli’nin sitesini görünce özür dileyen insan var…
  8. Kedisinin uyuyan fotosunu internete yükleyen, “deprem boyunca uyudu” “kediler hissetmiyor” yorumları açanlar var…
  9. “Deprem bizim sitelerin hitlerini şu kadar düşürmüş, haber sitelerinde de artış var haliyle” yazan kişi var…
  10. İşi espriye vurdurup kendini komik zanneden yüzlerce türe hiç girmeyeceğim.