Tüm diziler içinde benim favorim olan dizi House M.D’dir…
"Tüm zamanların en iyi hastahane dizisi" olduğu iddia edilen dizide, hem kurgu,
hem görsel, hem de tıbbi bilgiler açısından şov yapıldığını söyleyebilirim....
Dr.House, çok zeki ve çok kaba, insanların duygularını umursamayan, kendisi de
duygusuz bir adamdır… Sadece çok enteresan bulduğu çok zor hastalıkları tedavi
etmektedir… Normal hastalara iğneleyici sözler söylemekte, kelime oyunlarıyla
dalga geçmektedir, aslında bunu herkese yapmaktadır…
Hastalarıyla tanışmamakta, hatta onların yüzlerini bile görmemektedir, hatta
tedavi ederken onlara hiçbir şey sorulmamaktadır… Çünkü onun bir düşüncesi
vardır; “herkes yalan söyler”…
Ayağından sakat bu karizmatik doktorun, zekasını kullanışı, tahminleri,
teşhisleri, tedavi yöntemleri ve zekice esprileri için bu diziyi izliyorum…
Bir bölüm izlediğinizde tamamını izlemek isteyeceğinize inanıyorum…
Scofileld ve
arkadaşları hapishaneden kaçmıştır ancak kendilerini Panama’ya götürecek olan
uçağı kaçırmışlardır…
Lincoln’u;
başkanın kardeşini öldürmüş gibi gösteren “Şirket”, hapisten kaçan Scofield,
Lincoln ve arkadaşlarının yakalanıp öldürülmesi için ajan Mahone’a baskı
yapmaktadır… Scofiled, hapisten kaçmak için olduğu kadar, kaçtıktan sonrası
için de planlar yapmıştır…
İkinci sezon
boyunca; Lincoln, Scofield ve arkadaşlarının kaçışlarını heyecanla
izleyeceksiniz… Ancak sezon sonunda kötü bir başlangıç bekliyor…
İlk sezon
kadar fantastik olmasa da yine de 2. sezon piyasadaki en kaliteli dizilerden
biri…
Dünya
üzerindeki –belki de- en kötü yerlerden biri; “Sona” hapishanesi…
Şirket;
Scofield’in zekasının farkına varıp, onun; Panama’daki yüzlerce azılı suçlunun
gardiyansız ve başıboş bir şekilde dolaştıkları “Sona” hapishanesine düşmesini
sağlamıştır… Böylece, hapisteki adamlarını kurtarmaları koşulunda, rehin
aldıkları sevgilisini ve abisinin oğlunu bırakacaklardır… Yardımı olur
düşüncesiyle , ilk sezonda hapisten birlikte kaçtıkları sapık T-Bag, aynı
hapishanedeki acımasız gardiyan Bellick ve ikinci sezon boyunca kendisini
kovalayan ajan Mahone da aynı hapishaneye düşmüştür…
3.sezon
boyunca, Scofield’in kabus kadar kötü hapishaneden kaçma girişimini
izleyeceksiniz…
İkinci sezon
da mutlu bir şekilde bitse çok daha iyi olabilecek bir dizi iken, üçüncü sezonun
çekilmiş olması dizinin prestijini –bence- biraz düşürdü…
Prison Break kaliteli bir dizi… İyi kurgulanmış, anlatmak istediğini bir an önce
anlatmaya çalışan, seyirciyi oyalamadan sonuca giden oldukça heyacanlı bir
yapım…
Birinci sezon gerçekten tam tadındaydı… Oyunculuklar ve kurgu harikaydı…
Lincoln, ABD başkan yardımcısının kardeşini öldürmek suçundan idama mahkum
edilip, hapishaneye gönderilmiştir. Ancak kendisi suçsuzdur ve komploya
getirilmiştir. Kardeşi yapı mühendisi olan Micheal Scofield (başrol oyuncusu),
gerçek manada bir dehadır. Mühendislik yeteneklerini zekası ile birleştirerek,
hapishanenin yapı planı, muhtemel koğuş arkadaşları, hapishane doktoru ve
hapisten kaçma aşamasında kendisine yardımı olacak olan her şeyi en ince
ayrıntısına kadar planlar ve bu planları kendi çizdiği figürlerin arasına ince
bir şekilde gizleyip, vücuduna dövme olarak yaptırır…. Sonra kardeşini
kurtarabilmek için göstermelik bir suç (banka soygunu) işleyip, abisinin idamını
beklediği hapishaneye girer…
İlk sezon boyunca, Scofield’ın hapishaneden kaçış planlarını uygulama
çabalarını izliyoruz…
Her bölümü heyecan dolu ve süratle akıp giden bir dizi…
Son günlerde sinemadan söz
açılınca illaki şu iki kelimeyi de duyuyorsunuz; Beyaz Melek...
Bazen bir filmin kocaman
afişleri caddeler, sokaklara asılınca ve filme giden pek çok insandan yorumları
duyunca siz de gitme ihtiyacı hissediyorsunuz... Ve dün nihayet Beyaz Melek
filmine gittim...
Elbette hepinizin bildiği üzere
oyuncu kadrosu çok genişti... Yardımcı oyuncuların bile Gazanfer ÖZCAN, Nejat
UYGUR, Yavuz BİNGÖL, Zeynep TOKUŞ gibi oyuncular olduğunu düşünürseniz filmde
oyunculuk konusunda eleştride bulunmak pek zor... Zaten tüm oyuncular filmin
ruhunu yansıtmak için çok uğraşmışlar...
Filmin konusu aslında
huzurevleri... Yine de seyirciyi çok üzmeye çalışılmamış bir film olduğunu
söylemeliyim... Zaten daha fazlası olsa izlemeye yürek dayanmazdı....
Filmi çekilmesi gereken iki
konunun tek bir filmde birleştirilmesi gerçekten hoşuma gitti... Huzurevleri ve
doğu insanımız....
Kentleşmenin etkisi ile
özellikle büyük şehirlerde unutulan bazı duyguların, bizim özümüzde nasıl olduğu
ama batılılaşmanın etkisi ile nasıl insanlar olduğumuzun, özümüzden nasıl
koptuğumuzun göstergesi idi film.... Ve yine bu toprakların insanlarının
gerçekte nasıl olduğunun aynasıydı...
Filmin eksik olan ne yanı varsa
da ben önemsemiyorum.... Önemli olan filmde verilmek istenilenin verilmiş
olmasıdır, nokta...
Mahsun KIRMIZIGÜL'e karşı
önyargılarımın silindiği bu filmi izlemenizi tavsiye ederim...
"Allah'ın rızası, anne ve
babanın rızasındadır." HADİS-İ ŞERİF
OYUNCULAR
Ali SÜRMELİ
Arif ERKİN
Bilge ZOBU
Cezmi BASKIN
Emel SAYIN
Erol DEMİRÖZ
Erol GÜNAYDIN
Fadik ATASOY
Fırat TANIŞ
Gazanfer ÖZCAN
Hüseyin AVNİ DANYAL
İlkay SARAN
Lale BELKIS
Mahsun KIRMIZIGÜL
Necmi YAPICI
Nejat UYGUR
Nurşin DEMİR
Salih KANYON
Sarp APAK
Suna SELEN
Tanju TUNCEL
Tolon KARACA
Tomris OĞUZALP
Yavuz BİNGÖL
Yıldız KENTER
Zeynep TOKUŞ
Anka Kuşu
filmini izlemek son günlerde yaptığım en iyi davranıştı…
Eğer bir
filmi vakit geçirmek için, eğlenmek için izliyorsanız yazının devamını
okumayınız…
Eğer
doğduğumuzda küçücük bebek değil de aklı başında insanlar olsaydık etrafımıza
bakınıp sormayacak mıydık; “Burada ne işim var” diye…
Etrafımızdaki
insanlardan sürdüğümüz alışkanlığa göre çalışıp didinip, hayatı geçirmeye
yetecek parayı kazanmaya, onu kazandıktan sonra daha fazlasını kazanmaya
çalışıp bir ömürü geçiriyoruz….
Matrix
filmi izlediğimde felsefesi ve anlatmak istedikleri ile beni çok etkilemiş ve
pek çok yazıma ilham olmuştu…
Anka Kuşu
filmi aynı mantığı bu kez bizim görmemiz gereken biçimde yorumluyor… Hem
görmemiz hem düşünmemiz…
Gerçekte
neye aşıksın? Mecnun çölde Leyla’sını mı arıyordu? Leyla’yı bulduğunda ona ne
demişti…
Pek çok
açıdan bakılıp, pek çok açıdan düşünülecek bir film…
Önyargıdan
uzak herkesin izlemesini tavsiye ederim…