|
Türkiye'de kitap okumak hakkında |
| Yazdır |
|
E-posta
|
|
Zamanın birinde bir anket yapılmış ve halka en
çok ihtiyaç duydukları şeyleri söylemeleri istenmiş. Anket sonucuna göre
Türkiye’de kitap, en çok ihtiyaç duyulan 87. eşya… 86. sırada ise pinpon topu
var…
Ara ara gazetelerde Türkiye ile Avrupa, Amerika veya uzak doğudaki insanların
okuma seviyeleri karşılaştırılır… Bu haberlerde her zaman Türkiye’de çok çok az
kitap okunduğu yazmaktadır hakikaten de bir kitapçı dükkanında durduğunuz zaman
bunu anlıyorsunuz…
Ülke olarak bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya maalesef çok alışmışız, pek
çok konuda azıcık bir bilgiyle yorum yapıyoruz… Pek çok insan o kadar kitap
neden yazılıyor diye merak etmiyor… Televizyon denen bilgiyi kolay yoldan insana
ileten ama insan beynini kullanmayı tembelliğe sevkeden üstelik de her bilgiyi
de vermeyen bir araç var… Biz okumak yerine seyretmeyi tercih ediyoruz…
Bazı çok değerli eserler var, bu eserleri okuyan kişilerin çoğu bize şöyle der;
‘kapıdan giren herkese tavsiye edin, herkesin okuması gereken bir kitap…’ Ama
maalesef bu şekilde raflarda yer alan yüzlerce kitap belki ayda belki yılda bir
satılıyor... Diğer ülkelerde sürekli okunduğu için böyle kitapları insanların
çoğu zaten okumuş oluyor, böylece aynı bilgi birikimleri ileriye yönelik daha
kolay düşünmeyi sağlıyor… Bizde ise çoğunlukla kişi; okuduğu kitabın yıllarca
bahsini yapıyor…
Sürekli kitapları takip eden ve okuyan kişileri ayrı bir yere koyuyorum…
Eskiden senede iki kitap basılırmış, onları almak için kervanlar yollara
düşermiş… Şimdi günde onlarca kitap çıkıyor yüzlerine bakan yok…
TEMA vakfı başkanı Hayrettin KARACA, bir kitabı benim için şöyle imzalamıştı;
‘Okuyun, okuyun, okutun… Okumak ibadettir, okumamak Cumhuriyetimize ihanettir…’

|